6 Mart 2021 Cumartesi
DUYURULAR
Anasayfa / İSMAİL YELKENCİ H. FETVALAR 3 / HARAM AY VE AŞURA GÜNÜ ORUCU

HARAM AY VE AŞURA GÜNÜ ORUCU

Muharrem Ayında Tutulacak Oruçlar

Kur’ân-ı Kerîm’de muharrem kelimesi ay ismi olarak geçmemekle birlikte saldırıya uğrama durumu hariç savaşın haram olduğu aylardan söz edilerek bu aylara saygı gösterilmesi emredilmiştir.[1] Resûl-i Ekrem haram ayları zilkade, zilhicce, muharrem ve receb olarak açıklamıştır.[2] İbn Abbas’tan, Fecr sûresinde üzerine yemin edilen “fecr”den (89/1) maksadın muharrem ayı olduğu şeklinde bir yorum rivayet edilmiştir. Aynı sûrede yine üzerine yemin edilen on gecenin (89/2) muharrem ayının ilk on gecesi kabul edildiği de belirtilmiştir.[3] Resûl-i Ekrem, muharrem ayını “Allah’ın ayı” olarak nitelendirip ramazandan sonraki en faziletli orucun bu ayda tutulan oruç olduğunu ifade etmiştir.[4]

Muharrem Ayı Orucu

Muharrem ayının orucunun fazileti hakkında birçok hadis-i şerif varid olmuştur. Nitekim Ebu Hureyre (Radıyallahu Anh)dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Ramazan (ayının orucunun)dan sonra en üstün oruç, Allah’ın muharrem ayıdır.”[5]

Ali (Radıyallahu Anh) dan rivayete göre Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) kendisine nafile oruç hakkında soru soran bir kişiye şöyle buyurmuştur:

“Eğer Ramazan ayından sonra (başka bir ayda) oruç tutacaksan, muharremi tut, Çünkü O, Allah’ın ayıdır.”[6]

İbni Abbâs (Radıyallahu Anhümâ)‘dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Her kim muharremden bir gün oruç tutarsa, o kişiye her güne karşılık otuz gün (oruç sevabı) vardır.”[7]

Dipnotlar


[1] el-Bakara 2/191, 194, 217; el-Mâide 5/2, 97; et-Tevbe 9/5, 36
[2] Buhârî, “Meġāzî”, 77; “Tevhîd”, 24; Müslim, “Kasâme”, 29
[3] Taberî, XXX, 107
[4] Müslim, “Śıyâm”, 202-203; Nesâî, “Ķıyâmü’l-leyl”, 6
[5] Müslim, Sıyam:38, no: 2812, 3/169; Tirmizî, Salât: 324, no:438, 2/301
[6] Tirmizi, savm:40, no: 741, 3/117; İbni Ebî Şeybe, el-Musannef, no; 9314, 3/41
[7] Taberanî, el-Mu’cemu’s,Sagîr, no:963,2/164; el-Kebîr, no;11082, 11/72

 

Bunları okudunuz mu?

SORU : 178 Tahvil ve hazine bonoları caiz midir?

CEVAP: İslam Fıkhı açısından tahvil ve hazine bonolarına baktığımızda, sahibine önceden belirlenen miktarda sabit bir …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


ZİYARETÇİ SAYISI